İçeriğe geç

Allah’ın en büyüktür nedir ?

Allah’ın En Büyüğü Nedir? Bir İzmirli Gençten Mizahi Bir Bakış

İzmir’de yaşayan, gündelik hayatı bolca espriyle süsleyen, ama içten içe de her şeye fazla kafa yoran bir genç olarak, bazen kafama takılan sorulara farklı bir açıdan yaklaşmak istiyorum. Bugün, özellikle son zamanlarda sürekli karşılaştığım bir ifadeyi sorgulamak istiyorum: “Allah’ın en büyüğüdür.” Hani o, bazen trafikte bir arabaya çarptığında ya da sınavdan geçmek üzereyken sesli olarak söylenen, bazen de dua ederken dudaklarımızdan dökülen o cümle… Ama tam olarak ne anlama geliyor? Ne demek bu Allah’ın en büyüğü? Gerçekten neyi anlatmak istiyoruz? İşte bu yazı, hem bir mizah hem de bir düşünce yolculuğu olacak.

O An Trafikte: Allah’ın En Büyüğü Çıkıyor!

Geçenlerde akşamüstü, İzmir’in trafiğinde sabırla ilerlerken, önümdeki arabada bir anda frene basan biri oldu. “Hadi be!” dedim içimden, ama o kadar sinirliydim ki, bir anda “Allah’ın en büyüğü!” diyerek kornaya bastım. Ama sonra düşündüm… Allah’ın en büyüğü ne alaka? Adamın fren yapmasının, Allah’la ne ilgisi var? Kendime soruyorum: “Bunu gerçekten neye dayanarak söyledim?”

Evet, her şeyin Allah’a ait olduğunu biliyorum, ama “Allah’ın en büyüğü” lafını, sanki bir enerji kaynağıymış gibi kullanmak da garip değil mi? O anki sinirle bağırmak, bir tür refleks halini almış. Ama o kadar basit ki; Allah’ın büyüklüğünü, trafikteki o küçük anlık gerginlik üzerinden anlamaya çalışmak, aslında bazen insanın ne kadar detaylara takıldığını gösteriyor. Yani biraz da, trafikteki bu tür olaylarda Allah’ın büyüklüğünü düşündüğümde, “Evet, sen büyüksün, ama şu an gerçekten çok daha büyüksün çünkü bu trafik anında seni hatırladım!”

Kahve Molasında: Allah’ın En Büyüğü Hangi Markada?

Geçen gün bir kafede oturuyorum, arkadaşlarla kahve içiyoruz. Bir arkadaşım, siparişini verirken “Bu kahve gerçekten çok iyi, Allah’ın en büyüğüdür!” dedi. Tamam, ben de her kahvenin en büyük olduğunu düşünen biriyim ama… “Allah’ın en büyüğü? Yani Allah’la kahvenin ne ilgisi var?” diye düşünmeden edemedim.

İç sesim hemen devreye girdi: “Bir insan, kahvesini içtiği an ‘Allah’ın en büyüğü’ diyor ve bunu kahveyle ilişkilendiriyor, demek ki insan, sadece elindeki fincanda değil, tüm evrende, her şeyde bir anlam arıyor. Yani, bazen bir kahve içerek de evrenin sırrını çözmeye çalışıyoruz, değil mi?”

Tabii ki, kimse Allah’ın büyüklüğünü bir kahveyle karıştırmıyor. Ama bir yandan da, hayatın içindeki küçük şeylere büyük anlamlar yüklememiz insanın doğasında var. Kahve, günümüzün en popüler ritüellerinden biri, o yüzden de bazı insanlar bu tür ifadeleri kahvenin gücüne ve keyfine olan hayranlıkla birleştiriyorlar. Yani demem o ki, bazen bir fincan kahvede de Allah’ın büyüklüğünü hissetmek mümkün olabiliyor. Kim bilir!

“Allah’ın En Büyüğü” ve Gündelik Hayat

Günlük hayatta karşımıza çıkan bu tür ifadeler bazen komik olsa da, bazen de derin bir anlam taşır. “Allah’ın en büyüğü” diyerek bir yandan kahvenin tadına bakarken, diğer yandan güne devam ediyorsun. Ya da trafikte birisine kızarken, aslında Allah’ın büyüklüğünü hatırlatıyorsun kendine.

Ama ne oluyor sonra? Bu ifadeler sürekli aklımıza geliyor. Yani, “Allah’ın en büyüğüdür” demek, sanki sadece bu dünyada küçük şeylere tutunarak, büyük olanı unutmamak gibi bir şey. Çünkü, biraz filozofça düşünecek olursak, her şeyin bir kaynağı var ve bazen o kaynağı hatırlamak, bir tür huzur ve içsel denge sağlıyor. Hani bazen kendi kendime, “Birisi sinirimi bozsa da, gerçekten de Allah’ın en büyüğüdür” diyerek, kendimi biraz daha sakinleştirmeye çalışıyorum.

Sonuçta: Allah’ın En Büyüğü Bunu Bilmek

Yani, Allah’ın en büyüğü demek, her an karşımıza çıkabilecek her şeyde, her durumda bir huzur ve büyüklük arayışı. Küçük anlar, büyük anlamlar taşıyor. Ama tabii, burada esas olan bu büyüklüğü ne zaman ve nasıl hatırladığımız. Günlük hayatın karmaşasında, her an Allah’ın büyüklüğünü hissetmek bazen kolay değil, ama bu tür küçük ama anlamlı ifadeler, hepimize bir hatırlatma görevi görüyor. Bazen bir kahve, bazen bir trafik kazası, bazen de basit bir arkadaş sohbeti… Allah’ın en büyüğü, her zaman bir köşe başında bizi bekliyor.

İşte böyle… İzmir’in sokaklarında gezerken, kahvemi yudumlarken, ya da trafikte birinin sinirimi bozmasına izin verirken, içimden “Allah’ın en büyüğüdür” demek, aslında beni biraz daha büyük kılıyor. Kendime, dünyaya, ve belki de küçük anlara karşı daha bir saygı gösteriyor. Hem de mizah içinde.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort
Sitemap
ilbet girişilbetilbet giriş adresiwww.betexper.xyz/