Mutlak Hiçlik Nedir? Pedagojik Bir Bakışla Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Bazen insan, bir şeyleri öğrenmeye başladığında, en başta bir boşlukta olduğunu hisseder. O an, ne kadar öğrendiğini, ne kadar ilerlediğini, ya da belki de ne kadar eksik olduğunu bilemez. Bu his, bir anlamda mutlak hiçlik ile karşılaşmak gibidir. Ancak tam da bu boşluk, dönüşümün en verimli olduğu yer olabilir. Öğrenmek, insanın varoluşundaki en derin boşluklara dokunan, her şeyin yeniden şekillendiği bir yolculuktur. Ve bu yolculuk, öğretim yöntemlerinin, pedagojinin ve teknolojinin bir araya geldiği bir alanda, toplumsal boyutlarıyla da şekillenir. Bugün eğitim, sadece bilgi aktarmakla sınırlı değil; aynı zamanda eleştirel düşünme, öğrenme…
Yorum BırakGenç Fikir Ufukları Yazılar
Kabana Ne Demek? Öğrenme Süreçleri ve Dilin Gücü Üzerine Pedagojik Bir İnceleme Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Dilin Rolü Bir eğitimci olarak, her kelimenin arkasında bir anlam, bir kültür ve bir toplumsal bağlam yattığını bilmek, her dersin başlangıcında beni derinden etkiler. Dil, sadece bir iletişim aracı değildir; aynı zamanda düşünme biçimimizi, algılarımızı ve toplumsal ilişkilerimizi şekillendiren güçlü bir unsurdur. Her kelime, toplumların değerleriyle, tarihsel süreçlerle ve sosyal yapılarla iç içe geçmiş bir dünyayı barındırır. Öğrencilerime her zaman şunu söylerim: Bir kelimenin anlamını öğrenmek, aslında bir toplumun kültürünü, geçmişini ve o toplumun düşünme biçimini keşfetmektir. Peki, “kabana” kelimesi ne anlama gelir? Bu…
Yorum BırakEmniyet İhbarı: Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Üzerinden Bir Bakış Kelimelerin gücü, bir halkın, bir toplumun hatta bir bireyin dünyasını dönüştürme potansiyeline sahiptir. Edebiyat, kelimelerin sadece anlatım aracı değil, aynı zamanda bir toplumsal gerçekliği yansıtan ve şekillendiren bir araç olduğunun kanıtıdır. İnsanlar, kelimelerle hem kendi içsel dünyalarını ifade eder hem de dış dünyaya müdahale ederler. Peki, edebiyat bu müdahaleyi ne şekilde yapar? Anlatılar, kimi zaman toplumu uyandıran bir çağrı olur, kimi zaman da baskıcı bir gücün yaratılmasına katkı sağlar. “Emniyet ihbarı yapmak” gibi bir eylemi edebi bir perspektiften ele almak, kelimelerin ve anlatıların toplumsal dönüşümde nasıl bir rol oynadığını anlamamıza yardımcı olabilir.…
Yorum BırakDil ve Dudak Tembelliği Nasıl Geçer? Pedagojik Bir Bakış Öğrenme, sadece bilgi edinme değil, aynı zamanda dönüşüm ve gelişim sürecidir. Her birey, potansiyelini gerçekleştirme yolculuğunda farklı engellerle karşılaşır. Bu engeller, bazen fiziksel, bazen duygusal ya da zihinsel olabilir. Dil ve dudak tembelliği, öğrenme sürecinde karşılaşılan bu tür engellerden biridir. Ancak öğrenmenin dönüştürücü gücü, bu tür engellerin üstesinden gelme yolunda bizlere umut verir. Dil ve dudak tembelliği gibi gelişimsel güçlükler, doğru pedagojik yaklaşımlar, disiplinli çalışmalar ve teknolojik araçlarla aşılabilir. Bu yazıda, dil ve dudak tembelliği sorununun nasıl ele alınabileceğine dair pedagojik bir bakış açısı sunmayı amaçlıyoruz. Dil ve Dudak Tembelliği: Nedir…
Yorum BırakOsmancık İsmini Nereden Almıştır? Bazen bir şehrin ismi, tarihin derinliklerinden, kültürel dokulardan ya da halkının belleğinden çıkar ve zamanla bir kimlik kazanır. Osmancık, bu tür bir isimdir. Şehir, sadece bir yerleşim yeri olmaktan öte, tarih boyunca önemli bir kültür ve medeniyetin adıdır. Peki, Osmancık ismi nereden gelmiştir? Ne zaman, nasıl ve hangi anlamlarla şekillenmiştir? Bir zamanlar bu soruyu kendime sordum; Osmancık isminin arkasında yatan anlamları düşündüm. Hangi tarihsel olaylar, hangi kültürel etkileşimler bu ismin doğmasına sebep olmuş olabilir? Bu yazıda, Osmancık’ın isminin kökenlerini, bu ismin arkasındaki tarihi bağları ve günümüzdeki anlamını keşfedeceğiz. Osmancık İsminin Tarihi Kökleri Osmanlı İmparatorluğu ve Kuruluş…
Yorum BırakKişisel Rehberliğin Temel Amacı Nedir? Antropolojik Bir Yolculuk İnsan, kendini anlamaya başladığı andan itibaren bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk bazen bir yaşlının anlattığı hikâyede, bazen bir ritüelin sessiz tekrarında, bazen de hiç tanımadığımız bir kültürde karşılaştığımız küçük bir jestte şekillenir. Farklı toplumları, dilleri ve yaşam biçimlerini keşfetmeye hevesli biri olarak şunu fark etmemek zor: İnsanlar nerede yaşarsa yaşasın, hayatlarını anlamlandırmak ve yön bulmak için bir tür rehberliğe ihtiyaç duyar. İşte bu noktada “kişisel rehberlik” dediğimiz olgu, yalnızca modern bireyin psikolojik desteği değil; insanlık tarihinin derinliklerine uzanan kültürel bir pratiktir. Bu yazıda “Kişisel rehberliğin temel amacı nedir? kültürel görelilik” sorusunu antropolojik…
Yorum BırakAnoloji Nedir Felsefede? Cesur Bir Bakış Açısı Anoloji, felsefede sıklıkla kullanılan ve bazen en kolay açıklamalardan biri gibi görünen bir kavramdır. Ama gelin görün ki, bu basit gibi görünen kavram, aslında oldukça derin ve tartışmalı bir meseledir. Kısaca, iki şey arasındaki benzerlikleri bulma çabasıdır; ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, bu benzerliklerin ne kadar geçerli ve sağlıklı olduğudur. Felsefe dünyasında, anoloji çok sık kullanılsa da, her zaman bu kadar güvenilmez ve net bir kavram olmayabilir. Benim için anoloji, genelde mantıklı ve kullanışlı bir yöntem olsa da, bazen çok fazla güvenilen bir çareye dönüşebiliyor. Analojiye dayalı çıkarımlar, bazen tamamen yanlış anlamalarla…
Yorum Bırakİmmunoglobulin Hastalığı ve Pedagojik Bir Bakış Öğrenmek, insan olmanın en temel deneyimlerinden birisidir. Bireylerin öğrenme süreçleri, sadece akademik bilgi ediniminden ibaret değildir; kişisel gelişim, toplumsal etkileşim ve hayat boyu devam eden bir dönüşüm sürecidir. Her birey, öğrenme yolculuğunda farklı hızlarda ilerler, farklı yolları tercih eder ve farklı zorluklarla karşılaşır. Peki, bir insanın öğrenme sürecindeki engeller neler olabilir? Eğitimsel bir bağlamda, bireysel sağlık sorunları da bu süreci etkileyecek önemli faktörlerden biridir. Bu yazıda, immunoglobulin hastalığı gibi nadir sağlık durumlarının bireylerin öğrenme süreçleri üzerindeki etkisini ele alacak ve bu bağlamda pedagojik bir bakış açısı sunacağız. Aynı zamanda, öğrenme teorileri, öğretim yöntemleri, teknolojinin…
Yorum BırakSamsun Yerli Mi? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir şehir, bir yer, bir kimlik… İnsanlar nerede doğdukları, nerede büyüdükleri ve hangi topraklarda kök saldıkları konusunda kendilerini ne kadar sahiplenir? Bir yerin “yerli” olup olmadığı, sadece coğrafi bir sorudan mı ibaret yoksa insanların bilişsel, duygusal ve sosyal süreçlerine nasıl etki eder? “Samsun yerli mi?” sorusu, basit bir şehir tanımının ötesine geçerek kimlik, aidiyet ve toplumsal bağlarla ilgili derin bir soruyu gündeme getiriyor. Bu yazıda, Samsun’un yerli olup olmadığını, psikolojik bir açıdan, yani insanların düşünce süreçlerinin ve sosyal etkileşimlerinin nasıl şekillendiğini sorgulayacağız. Bilişsel Psikoloji: Yerellik ve Kendi Kimliğimizi Tanımlamak Psikolojide, insanların bir yerle…
Yorum BırakKar Fırtınasına Ne Ad Verilir? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin gücü, yüzyıllar boyu insanları hem etkileyen hem de dönüştüren bir araç olmuştur. Edebiyat, tıpkı doğa gibi, insanın ruhunu sarmalayan, onun iç dünyasında yeni yollar açan bir araçtır. Kar fırtınasına bir ad vermek, yalnızca doğanın bir fenomenini tanımlamak değil, aynı zamanda bu fırtınayı içsel bir deneyime, bir anlatıya dönüştürmektir. Edebiyat, bu tür doğal olayları, hem sembolizmin hem de duygusal yoğunluğun iç içe geçtiği bir biçimde işler. Kar fırtınası, bir anlatının içinde yalnızca bir hava olayı değil; bir yıkım, bir arayış, ya da bir dönüşümün sembolü olabilir. Kar Fırtınası: Anlatılarda Bir Metafor…
Yorum Bırak