Tıskıyt Nedir? Pedagojik Bir Bakış Bazen bir kelime, sadece anlamıyla değil, çevresindeki bağlamla da bizi farklı dünyalara götürebilir. Bu yazıya başlamadan önce, hepimiz bir şekilde öğrendik, değil mi? Öğrenme süreci, bazen bize zorlu gelir, bazen de büyük bir keşif gibi heyecan verici. Ancak her birey, aynı bilgiye farklı bir açıdan yaklaşır. Peki ya “tıskıyt”? Bu kelime, bize yalnızca bir şeyi anlatmakla kalmaz; aynı zamanda, öğrenmenin ve eğitimin dönüştürücü gücünü sorgulatan, düşündüren bir yolculuğun kapılarını aralar. Öğrenme dünyasında sıradan görünse de, belki de tıskıyt, pedagojik bir çerçeve içinde bize daha derin bir anlam sunuyor. O zaman, tıskıyt nedir ve eğitimle olan…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Romeo Şarkısı Kime Yazıldı? Bir Felsefi İfade Bazen insan, bir şarkının ya da bir sanat eserinin ardındaki gerçekliğe dair sorular sormaya başlar. Örneğin, Romeo şarkısı… Hepimizin bildiği, bilmeden ezbere söylediğimiz o şarkı. Kim yazdı, neden yazdı? Kime yazıldı? Şarkının aslında bir hikaye, bir aşk mı, yoksa başka bir şey mi anlatıyor? Birçok şarkının arkasında, dinleyiciye hissettirdiği şeyin ötesinde bir anlam vardır. Ancak biz, sadece duyduğumuz notaların melodisine takılıp, şarkının yaratıcı niyetini genellikle sorgulamayız. Peki, “Romeo” gibi bir şarkı söz konusu olduğunda, şarkının hem dış dünyada hem de içsel dünyamızda çağrıştırdığı anlamlar ne anlama geliyor? Bu yazı, “Romeo şarkısı kime yazıldı?”…
Yorum BırakRahim Kaç Cm? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Pedagojik Bir Bakış Hayat, sürekli bir öğrenme süreci. Öğrenme, insanın düşünsel, duygusal ve fiziksel evrimini şekillendiren en güçlü araçlardan biridir. Her bir bilgi parçası, her bir yeni keşif, bizi daha derin bir anlayışa ve daha geniş bir dünyaya açar. Bu süreç, yalnızca okullarda ve sınıflarda gerçekleşen bir etkinlik olmaktan çok daha fazlasıdır; hayat boyu süren bir yolculuktur. Öğrenmek, geçmişle bağ kurmanın, şimdiyi anlamanın ve geleceği şekillendirmenin anahtarıdır. Peki ya “rahim kaç cm?” gibi bir soru, öğrenme sürecinde nasıl bir anlam taşır? Bu soru belki de sıradan, belki de bir tıp öğrencisinin eğitiminde önemli…
Yorum BırakHalsizliğe Bitkin Ne İyi Gelir? — Antropolojik Bir Perspektif Dünya üzerindeki kültürler, insan bedeninin ve ruhunun dinlenme, yenilenme ve iyileşme süreçlerini anlamada farklı yollar keşfetmişlerdir. Birçok kültür, halsizlik ve bitkinlik gibi evrensel insan hallerine, kendine has ritüeller, semboller ve geleneklerle cevap verir. Peki, bu duygulara farklı toplumlar nasıl yaklaşır? Bir toplumda halsizliğe karşı önerilen şifalı bir bitki, başka bir toplumda bambaşka bir tedavi yöntemiyle yer değiştirebilir. Bu yazıda, halsizlik ve bitkinlik üzerine çeşitli kültürlerin bakış açılarını keşfederken, bir insanın iyileşmesi için sadece bedeni değil, aynı zamanda kültürel kimliğini, sosyal bağlarını ve ekonomik koşullarını da göz önünde bulundurmak gerektiğini göreceğiz. Kültürel…
Yorum BırakFelsefi Bir Sorudan Yola Çıkmak: Nedir Bu Hız ve Zaman? Dizel mi Çabuk Isınır, Benzinli mi? Zaman, insana neyi beklediğini ve neyi anında elde edebileceğini anlatan bir kavramdır. Bizler, sürekli olarak daha hızlı, daha etkili, daha verimli olma çabası içindeyken, bir soru gündeme gelir: Gerçekten hız, tüm meselelerin cevabı olabilir mi? Bu soruya, motorların içsel dinamiklerinden başlayarak, insan ruhunun karmaşıklığına kadar pek çok açıdan yaklaşabiliriz. Bugün, bize tamamen pratik bir soru gibi görünen “Dizel mi çabuk ısınır, benzinli mi?” sorusunu, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi perspektiflerden incelemeye çalışacağız. Motorların çalışma mantığı basit gibi görünse de, içerdiği daha derin sorular…
Yorum BırakBilader Nasıl? Bir Sorudan Derin Düşüncelere Yolculuk Herkesin hayatında bir an vardır. O an, zamanın durduğu, kelimelerin anlam kazandığı ve bir bakışın, bir sorunun her şeyden daha fazla şey ifade ettiği anlardan biri. “Bilader nasıl?” sorusu da o anlardan birini temsil eder. Yaşadığınız toplumda, arkadaşlarınızla ya da iş arkadaşlarınızla paylaştığınız samimi bir anın, bir duygunun, bazen de bir yükün ifadesi olabilir. Ama bir de var ki, bu soru zaman içinde, dilin ve toplumun evrimleşmesiyle bambaşka anlamlar kazandı. Bu yazıda, “Bilader nasıl?” sorusunun tarihsel kökenlerinden günümüze uzanan, hem sosyal hem de dilsel bir yolculuğa çıkacağız. Bilader Nasıl? – Sorunun Tarihsel ve…
Yorum BırakAzami Nasıl Okunur? Telaffuzun Psikolojik Derinlikleri Kelimeler sadece sesler değil; anlamların, duyguların ve toplumsal kodların taşıyıcılarıdır. Her bir kelimenin nasıl okunduğu, insan beyninin algı ve anlam oluşturma süreçlerini doğrudan etkiler. Bir kelimeyi doğru telaffuz etmek, çoğu zaman sadece bir dil bilgisi meselesi olarak görülse de, dil ve iletişim, psikolojik bir mercekten bakıldığında oldukça derin ve ilginç bir boyut kazanır. Peki, “azami” kelimesi nasıl okunur? Bunu sadece dilbilgisel bir mesele olarak ele almak yeterli olur muydu? Bu yazıyı okurken, belki de daha önce doğru telaffuzunu bilmediğiniz bir kelimenin içsel anlamını bir kez daha gözden geçirecek ve dili ne kadar içselleştirdiğinizi fark…
Yorum BırakMutlak Hiçlik Nedir? Pedagojik Bir Bakışla Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Bazen insan, bir şeyleri öğrenmeye başladığında, en başta bir boşlukta olduğunu hisseder. O an, ne kadar öğrendiğini, ne kadar ilerlediğini, ya da belki de ne kadar eksik olduğunu bilemez. Bu his, bir anlamda mutlak hiçlik ile karşılaşmak gibidir. Ancak tam da bu boşluk, dönüşümün en verimli olduğu yer olabilir. Öğrenmek, insanın varoluşundaki en derin boşluklara dokunan, her şeyin yeniden şekillendiği bir yolculuktur. Ve bu yolculuk, öğretim yöntemlerinin, pedagojinin ve teknolojinin bir araya geldiği bir alanda, toplumsal boyutlarıyla da şekillenir. Bugün eğitim, sadece bilgi aktarmakla sınırlı değil; aynı zamanda eleştirel düşünme, öğrenme…
Yorum BırakKabana Ne Demek? Öğrenme Süreçleri ve Dilin Gücü Üzerine Pedagojik Bir İnceleme Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Dilin Rolü Bir eğitimci olarak, her kelimenin arkasında bir anlam, bir kültür ve bir toplumsal bağlam yattığını bilmek, her dersin başlangıcında beni derinden etkiler. Dil, sadece bir iletişim aracı değildir; aynı zamanda düşünme biçimimizi, algılarımızı ve toplumsal ilişkilerimizi şekillendiren güçlü bir unsurdur. Her kelime, toplumların değerleriyle, tarihsel süreçlerle ve sosyal yapılarla iç içe geçmiş bir dünyayı barındırır. Öğrencilerime her zaman şunu söylerim: Bir kelimenin anlamını öğrenmek, aslında bir toplumun kültürünü, geçmişini ve o toplumun düşünme biçimini keşfetmektir. Peki, “kabana” kelimesi ne anlama gelir? Bu…
Yorum BırakEmniyet İhbarı: Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Üzerinden Bir Bakış Kelimelerin gücü, bir halkın, bir toplumun hatta bir bireyin dünyasını dönüştürme potansiyeline sahiptir. Edebiyat, kelimelerin sadece anlatım aracı değil, aynı zamanda bir toplumsal gerçekliği yansıtan ve şekillendiren bir araç olduğunun kanıtıdır. İnsanlar, kelimelerle hem kendi içsel dünyalarını ifade eder hem de dış dünyaya müdahale ederler. Peki, edebiyat bu müdahaleyi ne şekilde yapar? Anlatılar, kimi zaman toplumu uyandıran bir çağrı olur, kimi zaman da baskıcı bir gücün yaratılmasına katkı sağlar. “Emniyet ihbarı yapmak” gibi bir eylemi edebi bir perspektiften ele almak, kelimelerin ve anlatıların toplumsal dönüşümde nasıl bir rol oynadığını anlamamıza yardımcı olabilir.…
Yorum Bırak